facebook'a ekle facebook'a ekle twitter'a ekle myspace'e ekle friendfeed'e ekle google bookmark'a ekle msn ekle rss abone ol

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (Türkçe Dublaj) Full izle |



Film yükleniyor, lüfen bekleyiniz..
reklamı geçmek için tıklayın



"Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (Türkçe Dublaj) Full izle" için 293 yorum yapılmış (Sizde görüşlerinizi yazarak diğer ziyaretçilerimize fikir verebilirsiniz.)

Sayfalar: « 1 2 3 4 5 [6] Hepsini Göster

  1. ibrahim çiftçi ibrahim çiftçi Haziran 11th, 2012 saat 12:29

    çok güzel :) ve en güzel oyunçusu gandall dır

  2. ibrahim çiftçi ibrahim çiftçi Haziran 11th, 2012 saat 12:32

    çok güzel hele gandall daha güzel yapıyor :):)

  3. ibrahim çiftçi ibrahim çiftçi Haziran 11th, 2012 saat 15:50

    yorumlarımı okuyun inşallah bir ders alacaksınız

  4. Gülden Gülden Haziran 13th, 2012 saat 15:21

    ibo çifçi, tanrı aşkına yazdığınız yorum benzeri şeyin bu siteyle yada bu film le ne alakası var? ayrıca biz buraya ders almaya değil film izlemeye geliyoruz.

  5. oguzhan oguzhan Haziran 15th, 2012 saat 13:36

    gandall değil gandalf

  6. Erkut Erkut Haziran 18th, 2012 saat 23:11

    Hayıtımda izlediğim en güzel film.

  7. boran boran Haziran 19th, 2012 saat 16:40

    cok güzel bu filmin en yakısıklısı bence legolas ve film muhtesem ben böyle film izlemedim muhteşem bir filmdi

  8. fenervahçeli fenervahçeli Haziran 21st, 2012 saat 16:28

    Çok Hoş Bir Filim Bütün Bölümlerini izledim Ben Legolas Hayranıyım.

  9. Melis Melis Haziran 21st, 2012 saat 20:20

    fenerli ve ibo çiftçi buraya konuyla ve filmle alakası olmayan şeyleri kopyala-yapıştır yapmayın ayrıca ibo çiftçi bir ders öğreniceksem kendim öğrenirim saol lütfen düşüncelerinizi ve bilgilerinizi başka yerde paylaşın

  10. Alpaslan Alpaslan Haziran 23rd, 2012 saat 16:13

    Böyle bir film olamaz ya muhteşem bişiy :D

  11. … ... Haziran 27th, 2012 saat 12:14

    rolünü en iyi yapan elijah wood ve orlando bloom… ve serinin en güzel filmiydi… gollow’a çok acımıştım fakat yersizmiş. hain çıktı keleş…

  12. kinggggggggg kinggggggggg Haziran 27th, 2012 saat 14:22

    mütiş bir film ama en iysi okçu..

  13. Serkan Serkan Haziran 27th, 2012 saat 21:12

    İbo Çiftçi ve fenerli kafayı sıyırmış beyler (:

  14. Cnn. Cnn. Haziran 28th, 2012 saat 00:17

    Serkan Aklımdan Gecenin Aynısın Yazmışsın Bravo (: :)

  15. ferah ferah Haziran 28th, 2012 saat 03:36

    kısaca serinin en iyisi:):):)

  16. ferah ferah Haziran 28th, 2012 saat 03:43

    legolas ve eowyn süperdi ayrıca Allah’tan Sam golluma güvenmedi

  17. mc93 mc93 Haziran 29th, 2012 saat 04:31

    abi 6 mı oldu 7mi oldu saymadım cnm gzel bi film izlemek çknce bu filmi açıyorum çnkü çok emek verilmiş ve dünyanın en muazzam filmidir bnm fkrim :D

  18. ibrahim ibrahim Haziran 29th, 2012 saat 21:48

    yüzüklerin efendisi en iyi oyunlardan biridir en iyi gandaf ve sonrada saroman’dır saroman gandaf’ın öğretmenidir ama iyilik her zaman yener
    beyler bu arada bu filimn serisini izledikten sonra yüzüklerin efendisi 1.5 indirin süper bir oyun

  19. fuki006 fuki006 Temmuz 5th, 2012 saat 22:16

    baş yapıt

  20. serap serap Temmuz 9th, 2012 saat 13:09

    çok takılıyor

  21. toores_21 toores_21 Temmuz 11th, 2012 saat 01:38

    film süper be! zleyin izleyin:)

  22. SD SD Temmuz 11th, 2012 saat 15:25

    neh hepinizin yorumu berbat ve eskimiş asıl güzel olan savaştı örümceğin ağı neydi öyle sönunda yüzük ateşe atıldı herkez rahatlığa kavuştu o yaratıkta kuyuya düştü kıymetlim sona erdi bence herkez izin en iyisi oldu ve de iyiler kazandı meceraprestler için güzel bir filmdi

  23. ümit ümit Temmuz 11th, 2012 saat 17:37

    filme bayıldım.HASTA OLDUM YAA..

  24. hzkar hzkar Temmuz 16th, 2012 saat 01:30

    legolas benim favorim :D

  25. Enes Enes Temmuz 17th, 2012 saat 16:15

    alın size gzl film john carter of mars :D izleyin buda gzl film

  26. afra afra Temmuz 20th, 2012 saat 14:02

    orlandoya bayılıyorum yaa bebeğim benim :) <3 legolass

  27. Erkut Erkut Temmuz 21st, 2012 saat 22:48

    Daha 14 yasındayım bu filmin ilk serisi cıktıçında ise daha bir iki yaşındaymışım.Daha 6 ay once izlemeye başladım ve toplam 13 kere filan izledim.Bence dünyadaki gelmiş geçmiş en güzel film.

  28. ugur ugur Temmuz 24th, 2012 saat 10:42

    savaşmak güzel ama orglardan korkuyom

  29. Erkut Erkut Temmuz 25th, 2012 saat 22:29

    Liv Tyler (Arwen) çok guzel ya aşık oldum kıza.

  30. efekan efekan Temmuz 31st, 2012 saat 01:21

    ben gimmly hayranıyım ama diğerlerinini de çok beğeniyorum harikasınız ya çok güzel bi film :)

  31. nurettin nurettin Ağustos 3rd, 2012 saat 14:28

    rohanın yardıma geldiği zamanı çok sevdim

  32. ibooçiftçi 33 ibooçiftçi 33 Ağustos 6th, 2012 saat 15:51

    DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ
    1. GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. Beyitleri arasında anlam birliği bulunan gazele “yek-âhenk”, aynı güç ve güzellikte beyitlerden oluşan gazele de “yek-âvâz” gazel adı verilir.
    2. KASİDE: Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan uzun şiirlerdir. En az 33, en çok 99 beyitten oluşur. Kasidenin en güzel beytine “beyt-ül kaside”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “taç-beyt” adı verilir.
    3. MESNEVİ: Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir.Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikayelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz.
    Mevlânâ’nın ünlü tasavvufi mesnevisi 25.700 beyitten oluşmuştur.
    Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır. Divan edebiyatında roman ve hikaye gibi türler olmadığı için mesneviler bir bakıma bu türlerin yerini tutmuşlardır. On bölümden oluşur.Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “Hamse” adı verilir. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairleri: Ali Şir Nevâi, Taşlıcalı Yahya, Nev’i-zâde Atâi’dir.
    4. KITA: Yalnız ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı iki beyitlik nazım biçimidir. Beyitler arasında anlam birliği bulunur. Pek çok konuda yazılabilir.
    5. MÜSTEZAT: Gazelin özel bir biçimine denir. Uzun dizelere kısa bir dize eklenerek yazılır. Uzun ve kısa dizeler gazel gibi kendi aralarında uyaklanırlar. Kısa dizelere “ziyade” adı verilir.
    BENTLERDE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ
    1) RUBÂİ: Dört dizelik ve kendine özgü ayrı ölçüsü olan bir nazım biçimidir. Konusu daha çok dünya görüşüne ve şairin felsefi düşüncelerine yöneliktir.
    Edebiyatımızda bu türün en başarılı son temsilcisi olarak Yahya Kemal gösterilmektedir.
    2) TUYUĞ (TUYUK): Rubâi gibi dört dizelik bir nazım biçimidir. Edebiyatımızda en çok tuyuğ yazmış şair Kadı Burhanettin’dir. Bu biçim yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. (Rubai, İran edebiyatından geçmedir).
    BİRDEN ÇOK DÖRTLÜKLER
    1) MURABBA: Dört dizelik kıtalardan oluşur. Bent sayısı 3-7 arasında değişir. Her konuda yazılır.
    2) ŞARKI: Genellikle aşk, içki, eğlence konularında yazılan dört dizelik nazım biçimidir. Biçim bakımından “murabba”ya benzer. Çoğunlukla bestelenmek için yazılır. Bu biçim de tuyuğ gibi yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. “Şarkı” biçiminin yaratıcısı ve en güçlü şairi Nedim’dir.
    NOT: Divan edebiyatında üçlü ya da daha çok mısralı bentlerden meydana gelmiş nazım şekillerinin genel adı MUSAMMAT’tır. Yani dört dizeden oluşan murabba, şarkı gibi biçimlerin; beş dizeden oluşan tahmis, taştir, tardiyye gibi biçimlerin ya da altı veya daha çok dizeden oluşan biçimlerin tümünün üst başlığı MUSAMMAT’tır.
    TERKİB-İ BENT: Bentlerle kurulan bir nazım biçimidir. Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur. Bendin son beytine “vasıta beyti” denir. Terkib-i bentte vasıta beyti her beytin sonunda değişir ve vasıta beyti mutlaka kendi içinde uyaklı olur.
    Terkib-i bentlerde genellikle talihten ve hayattan şikayetler, dini, tasavvufi, felsefi düşünceler anlatılmış, toplumsal yergi niteliğinde eleştirilere yer verilmiştir.
    TERCİ-İ BENT: Biçim bakımından terkib-i bente benzer ; ancak vasıta beyti her bendin sonunda değişmez ve aynen tekrarlanır. Konularında daha çok Tanrının gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları vardır.
    DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ
    TEVHİT VE MÜNACÂT: Tanrının birliğini ve yüceliğini anlatan şiirlere tevhit, Tanrıya yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlere de münacât denir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.
    NAAT: Hz. Muhammed’i övmek için yazılan şiirlere denir. Bunlar da daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.
    MERSİYE: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terkib-i bent biçimiyle yazılmıştır. (Bu türün, Eski Türk Edebiyatı’ndaki adı sagu, Halk Edebiyatı’ndaki adı ise ağıttır).
    METHİYE: Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.
    HİCVİYE: Bir kimseyi yermek için yazılan şiirlerdir.
    FAHRİYE: Şairlerin kendilerini övmek amacıyla yazdıkları şiirlerdir.
    NOT: Divan edebiyatında bir şairin şiirine, başka bir şair tarafından aynı ölçü, uyak ve redifle yazılan benzerine “Nazire” denir. Bu, nazire yazan şairin diğer şaire karşı duyduğu saygı ve beğeniden ileri gelmektedir. Edebiyatımızda bu türde de pek çok ürün verilmiştir.
    DİVAN EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ
    Nazım birimi genellikle beyittir ve cümle beyitte tamamlanır. Beyit, cümleye egemendir.
    Nazım ölçüsü “aruz”dur.
    Dili Arapça, Farsça, Türkçe karışımı olan Osmanlıca’dır.
    Şiirlerde tam ve zengin uyak kullanılmıştır.
    Şiirlerin konuyu içeren başlıkları olmadığı için nazım biçimlerine göre adlandırılmışlardır.
    Klişe bir edebiyattır. Duygu ve düşünceler değişmez sözlerle (Mazmun) anlatılır.
    Anlatılan şey değil, anlatış biçimi ön plandadır.
    Soyut bir edebiyattır. İnsan ve doğa gerçekte olduğundan farklı ele alınmıştır.
    Aydın zümrenin edebiyatıdır. Medrese kültürü hakimdir. Genellikle saraya ve çevresine seslenir.
    Sanatlara bolca yer verilmiş, sanat yapmak amaç durumuna gelmiştir.
    Ulusal bir edebiyat olmayıp dinin etkisiyle şekillenmiştir. Arap ve İran edebiyatının etkisi çok fazladır.
    Şiirde daha çok aşk, sevgili, içki, din ve kadercilik gibi konular işlenmiştir.
    Nazım ön planda tutulmuş, nesre pek az yer verilmiştir.
    Nesir alanında tezkireler (edebiyat tarihi görevini gören biyografik eser), münşeatlar (mektuplar), tarihler, dini metinler ve nasihatnamelere de rastlanmaktadır. Bunlarda da sanat yapma amacı ön plandadır.
    13.yüzyılda gelişmeye başlamış 16. ve 17. yüzyıllarda en olgun dönemini yaşamış, 19.yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.
    DİVAN EDEBİYATININ ÖNEMLİ ŞAİR VE YAZARLARI
    HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.
    MEVLANA : XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir.
    ALİ ŞİR NEVÂİ: Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eserinde Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir.
    ŞEYHİ:15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur.
    SÜLEYMAN ÇELEBİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed’in hayatını anlatan eserlere SİYER denir).
    FUZÛLİ: Fuzuli 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapça, Farsça, Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Ona göre yaşamın anlamı acı çekmekle özdeştir. Platonik bir aşk arayışı vardır. Din dışı konularda yazmakla birlikte tasavvuftan da etkilendiği bilinmektedir. Kendisine bağlanan maaşı almasında güçlük çıkaran memurları şikayet etmek için yazdığı “Şikayetnâme” adlı mektubu edebiyatımızdaki en ünlü yergilerden biridir.
    Divanlarından başka bir naat olan “Su” kasidesi, Leyla vü Mecnun mesnevisi, Peygamber ailesini anlattığı Hadikat-üs-Süeda’sı Şah İsmail ile II:Bayezid’i karşılaştırdığı Beng ü Bâde’si ve tıp bilgisini sergilediği Sıhhat ve Maraz’ı en tanınmış eserleridir.
    BÂKİ: Baki,16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve saratın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir.
    Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni’nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.
    NÂBİ: 17. yüzyıl şairlerindendir. Divan edebiyatında didaktik şiirler yazmasıyla bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Din, töreler ve sosyal yaşamla ilgili öğütler verir.
    Nâbi’nin Divan’ından başka Hayriye, Hayrâbâd adlı iki didaktik eseri, gezi notlarını içine alan Tuhfet-ül Harameyn’i ve Münşeat adlı eserleri vardır.
    NEFİ: Nefi , 17. yüzyıl şairlerindendir. Edebiyatımızdaki en ünlü kaside şairi olarak bilinir. Övgülerindeki ve yergilerindeki aşırılıklarıyla ünlüdür. Yazdığı hicviyelerindeki aşırılık boğdurulmasına neden olmuştur. Hayal gücü çok zengin olan Nefi’nin somut benzetmelerden yararlanması da belirgin bir özelliğidir. Türkçe ve Farsça divanı olan Nefi’nin ayrıca hicviyelerini topladığı Sihamı-ı Kaza adlı bir eseri de vardır.
    NEDİM: 18.yüzyıl şairlerinden olan Nedim, Lale Devri’nin şairi olarak bilinir. Eserlerinde aşk, içki, zevk ve sefayı işler. “Mahallileşme akımı”nın önderi olan şairin Halk edebiyatından da etkilendiği bilinmektedir. Şiirlerinde halkın ağzından alınma deyimler olduğu gibi, halkın konuşma diline de oldukça yaklaşmıştır. Samimi ve içten bir söyleyişi olan Nedim, şarkılarıyla tanınmıştır. Divan şiirindeki klişeleri (mazmunları) bir ölçüde yıkmış olan şairin Divan’ı vardır.
    ŞEYH GALİP: Divan edebiyatının 18.yüzyılda yaşamış son büyük şairidir. Galatasaray Mevlevihanesinde şeyhlik yapmıştır. Nabi’nin “Hayrâbâd”ına nazire olarak ve Mevlânâ’nın mesnevisinden etkilenerek yazdığı “Hüsn-ü Aşk” adlı meşhur mesnevisinde, tasvvuf konusundaki düşüncelerini ortaya koyar. Bu eserinde allegorik (sembolik) bir anlatım kullanan şair hayal gücünden ve masal ögelerinden de yararlanmıştır.
    EVLİYA ÇELEBİ: (17.yy) Edebiyatımızda gezi türünün ilk örneklerini veren yazar, usta bir gözlemcidir. Elli yıllık bir süre içinde gezdiği yerleri konuşma diline yakın bir dille anlatmıştır. Anlatımında abartılı olmakla birlikte, Divan nesrinin kalıplarını da kırmıştır. 10 ciltlik “Seyahatnâme” adlı eseri çok tanınmıştır.
    NOT: Divan edebiyatının nesir yazarı olarak tanınan diğer önemli yazarları şunlardır:
    SİNAN PAŞA: (15.yy) Tazarrunâme adlı süslü nesri ile tanınır.
    MERCİMEK AHMET: (15.yy) Farsça’dan çevirdiği Kabusnâme adlı eseriyle tanınır.
    NAİMÂ: (17.yy) Kendi adıyla anılan (“Naima Tarihi”) adlı tarih eserinin yazarıdır.
    KATİP ÇELEBİ: (17.yy) Batılıların Hacı Kalfa dedikleri yazar ve düşünürdür. Arapça, Farsça, Fransızca, Latine bilen yazarın tarih, coğrafya, matematik konularında yazılmış eserleri vardır.
    TASAVVUF FELSEFESİ
    Tanrı nedir? Evrenin oluşu nasıldır? Biz neyiz? Niçin geldik dünyaya? Yaşamımızın anlamı, var olmanın aslı, gerçek, başlangıç ve son nelerdir? Bu ve bunun gibi fizik ötesi sorulara cevap vermeye çalışan düşünüş yoluna “Tasavvuf” düşüncesi denir. [Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) Teorisi].
    Bu düşünüşe göre Tanrı tek varlıktır. (Vücud-i Mutlak). Aynı zamanda tek güzelliktir (Hüsn-i Mutlak).
    Tek varlık olan Tanrı kendisini görecek gözler, sevecek gönüller istemiş ve kainat olarak tecelli etmiştir.
    Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir. Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.
    O halde, evren ve tüm insanlar Tanrı’nın bir görüntüsüdür. Öyleyse insanlar arasında renk, inanç, dil, ırk…gibi ayrımlar yapmak anlamsızdır.
    Bütün görüntülerde “Varlık” ve “Yokluk” ögeleri bir aradadır. İnsan dünyaya bağlı tutku ve zevklerini yok ederek “Varlık” ögesini geliştirir. Bunun yolu da tekkelerden (tarikatlar) geçer. Burada insan sıkı bir eğitimle dünya nimetlerinden vazgeçerse, sonunda özü olan Tanrı’ya kavuşabilir. Bu da gerçek aşktır. İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır. Bu, kişiyi Tanrı’dan uzaklaştırır. “Bir hırka, bir lokma” insana yetmelidir. Tekkelerde bu yolla Tanrı’ya ulaşan insan sonunda “Enel Hak” (“Ben Tanrı’yım”) derecesine varır. Bu kişilere “İnsan-ı Kâmil” ya da “Ermiş” denir.
    DİVAN EDEBİYATI’NDA DÜZYAZI
    Divan, şiire ağırlık veren bir edebiyattır. Düzyazı, ancak bilimsel çalışmalarda, tarihlerde, kimi sanatsal metinlerde ve gezi türü eserlerde kullanılmıştır.
    Divan Edebiyatı’nda düzyazılar, yazılış amacı ve dil tutumu dikkate alınarak üçe ayrılır:
    1. Sanatlı(süslü) Düzyazı
    Söz ustalığı göstermek amacıyla yazılır. Sinan Paşa’nın Tazarru’at adlı eseri, bu türün en tanınmış örneğidir. Sanatlı düzyazıya inşa denir
    2. Orta Düzyazı
    Yer yer ağır ve süslü, yer yer sade bir dille yazılan düzyazılardır. Genellikle tarih kitaplarında bu düzyazı türü görülür. Osmanlılar zamanında tarihçilik,”vakanüvis” adı altında yürütülen bir tür memurluktu. Sarayda görevlendirilen vakanüvisler, önemli önemsiz her olayı günü gününe notlar halinde yazarlardı. Bu eserler, olay anlatımına dayalı olduğundan, bilimsel tarih anlayışıyla bağdaşmaz. Divan döneminin başlıca tarihçileri arasında Aşıkpaşazade ,Ali, Ebülgazi Bahadır Han,Naima, Peçevi, Mütercim Asım sayılabilir.
    3. Sade Düzyazı
    Dil ve anlatım ustalığının değil, ele alınan konunun önem taşıdığı düzyazı türüdür. Bu anlayış nedeniyle, sade düzyazılarda ustaca söz söyleme çabası görülmez; dil açık, yalın, doğaldır. Bu düzyazı türünü kullananlardan başlıcaları şunlardır: Mercimek Ahmet , Katip Çelebi, Evliya Çelebi (Eseri:Seyahatname).

  33. AHMET AHMET Ağustos 7th, 2012 saat 15:06

    YÜZÜKLERİN EFENDİSİ BÜTÜN SERİSİNİ İZLEDİM OYUNUNU BİTİRDİM KİTABINI OKUDUM :)

  34. Benar Benar Ekim 7th, 2012 saat 12:12

    KITABI DA MI VAR ? BILMIORDUM
    ?

  35. ahmet ahmet Ocak 29th, 2013 saat 09:54

    en yakışıklısı gollum :D

  36. Melihalper Melihalper Haziran 14th, 2013 saat 04:52

    Asla eskimeyecek Filmlerden..

  37. fatih fatih Ağustos 3rd, 2013 saat 13:07

    Tartışmasız dünyanın en iyi filmidir bu filmi heralde 15-20 kere izledim izlesem gene sıkılmam benim oyum 10/1000

  38. onur onur Ekim 22nd, 2013 saat 15:20

    @ İbooçiftçi kopyala yapıştır yapmaktan artık vaz geç !!!

  39. ozgur ozgur Ocak 5th, 2014 saat 22:05

    :) hobbit serisinden sonra birdaha izleyim dedim :) ya adamlar nasil film cekiyor mukemmel

  40. azra azra Ocak 19th, 2014 saat 19:27

    film çok güzel ya daha önce izlemiştim hobbitle tekrar izledim hakkaten mithiş bi seri

  41. uğur uğur Ocak 31st, 2014 saat 04:36

    bu filmi izlemeye doyamıyorum.hobbit serisinden sonra tekrar izledim :) anlamadığım nokta şu ama o gemiyle nereye gittiler :)

  42. ali ali Mart 15th, 2014 saat 23:54

    bende 10 15 kere izledim uğur sana katılıyorum gemiyle acaba nereye gittiler bide frodo neden o kadar yolu yayan çekiyo o kadar çile çekiyo anlamamışımdır gandalf neden iki kartal la frodoyu dağın yakınlarına bırakıverse ya boşa eziyet çile :)

  43. Selim Selim Nisan 5th, 2014 saat 20:15

    10/10

Türkçe imla kurallarına uymadığınız taktirde yorumunuz kesinlikle onaylanmayacaktır.